Gallipoli campaign sırasında yalnızca silahlar değil, psikolojik savaş yöntemleri de cephede yoğun şekilde kullanıldı. Çanakkale Kara Savaşları’nda İngilizlerin Türk siperlerine attığı propaganda broşürleri, savaşın bilinmeyen yönlerinden birini yeniden gündeme taşıdı.

Siperlerde Sadece Kurşun Değil, Propaganda da Vardı

111 yıl önce tarihe “Son centilmenler savaşı” olarak geçen Çanakkale muharebelerinde, taraflar yalnızca mevzi savaşlarıyla değil, propaganda yöntemleriyle de birbirlerini etkilemeye çalıştı.

Özellikle İngiliz kuvvetleri, Türk askerlerinin bulunduğu hatlara hem uçaklarla hem de siperlerden broşürler atarak psikolojik üstünlük kurmayı hedefledi.

“Bizim Düşmanımız Türkler Değil, Almanlar”

Broşürlerde dikkat çeken en önemli vurgu, İngilizlerin Türk askerlerine doğrudan hitap ederek gerçek düşmanlarının Osmanlı askerleri değil Almanlar olduğunu savunması oldu.

Metinlerde şu mesajlar öne çıktı:

Halifeliğe ve padişaha saygı duyulduğu, Ele geçirilen Türk esirlere iyi davranıldığı, Türklerin Almanlarla iş birliği yapmaması gerektiği, Teslim olmaları halinde iyi muamele görecekleri.

Bu broşürler, savaşın sadece fiziksel değil psikolojik cephede de sürdüğünü gösteriyor.

Uçaklardan ve Siperlerden Atıldı

Barış Borlat, propaganda broşürlerinin sadece uçaklardan atılmadığını, bazı mesajların taşlara ya da dallara sarılarak doğrudan Türk siperlerine fırlatıldığını belirtti.

Özellikle Arıburnu bölgesinde siperler arasındaki mesafenin 4-5 metreye kadar düştüğü düşünüldüğünde, bu yöntemlerin ne kadar yakın temas ortamında kullanıldığı daha iyi anlaşılıyor.

Türk Tarafı da Karşı Propaganda Yaptı

İngilizlerin bu psikolojik savaş yöntemine Osmanlı tarafı da benzer yollarla karşılık verdi. Türk siperlerinden de karşı tarafa propaganda içerikli kart ve mesajlar ulaştırıldığı, böylece savaşın bilgi ve moral boyutunun ayrı bir cephe oluşturduğu ifade ediliyor.

Savaşın Bilinmeyen Yüzü

Bu belgeler, Çanakkale’de sadece topyekûn askeri mücadele değil, algı ve moral savaşı da yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Özellikle psikolojik harp yöntemlerinin 1915’te böylesine sistemli kullanılması, Çanakkale’nin askeri tarih açısından önemini bir kez daha artırıyor.